Kanun hükmü kimin ?

Selin

New member
Kanun Hükmü Kimin? Kimsenin Değil! İşte Kanunun Çalışma Prensibi

Selam forumdaşlar,

Bugün size, eğlenceli ve bir o kadar da kafa karıştırıcı bir soruyu sormak istiyorum: Kanun hükmü kimin? Hayır, yanlış duymadınız. Kanun hükmü kimin? Belki de hayatımızda en çok “sözde kanun” ya da “meşhur ceza” olarak duyduğumuz ama çoğu zaman kimseye yaranamayan o kanun hükmü... Bazen ailede, bazen işyerinde, bazen de sosyal medyada her şeyin kanuna bağlandığını duyarsınız. Ama acaba gerçekten kanun kimin? Herkesin gözünde farklı bir anlam taşır bu kavram, değil mi?

Bugün, bir yandan hukuk sistemine, bir yandan da hayatımıza mizahi bir açıdan yaklaşarak, kanun hükmünü tartışmaya açalım. Hem erkeklerin çözüm odaklı bakış açılarıyla hem de kadınların empatik, ilişki odaklı yaklaşımlarıyla... Arada tabii ki biraz da eğlenceli örneklerle... Hadi, gülümsemek için en uygun zaman!

Kanun Hükmü: Hukukta Ne Oluyor?

Kanun hükmü, temelde hukukun en yüksek dereceli kurallarını ifade eder. Yani, yasaların en güçlü ve en geçerli biçimi olarak kabul edilir. Hadi biraz ciddiyet gerektiren bir açıklama yapalım: Bir kanun hükmü, tüm toplumu bağlayan, belirli bir hukuki çerçeveye sahip olan ve kimsenin üstünde olamayacağı bir düzeni sağlayan kurallardır. Ama ne yazık ki, genellikle “Kimseye yaramayan kanun” ya da “Kendisi uygulandığında adalet getirmeyen bir hüküm” olarak algılayabiliriz. O zaman soruyu soralım: Peki, bu kanun hükmü kimin? Kimin ne işine yarıyor bu kanunlar?

Erkeklerin Stratejik Bakış Açısı: “Kanun, Strateji Olmaz!”

Erkekler için kanun, genellikle pratikte uygulanan ve bir sonucu olan bir şeydir. “Kanun hükmü kimin?” sorusunu stratejik bir açıdan ele alalım. Bu tür bir yaklaşımda, kanun aslında büyük bir planın parçasıdır. Her şey bir strateji dahilinde düzenlenir. Amaç ne? Belli. Adalet sağlamak, düzeni korumak, herkese eşit haklar sunmak.

Ama bazen işler öyle gitmiyor, değil mi? Erkek bakış açısıyla düşündüğümüzde, “Kanun kimin?” sorusu, aslında “Benim mi?” ya da “Bu kanun gerçekten adil mi?” gibi iki kritik soruya dönüşebilir. Yani kanun bazen pratikte “sözde adalet” gibi algılanabilir. Örneğin, trafik cezası kesildiğinde kimse gerçekten ‘ama ben yavaş gidiyordum’ demek istemez, değil mi? Bu durumda kanun, amacına hizmet etmek yerine sadece usulsüz bir şekilde cezalandırma aracı haline gelir.

Kadınların Empatik ve İlişki Odaklı Bakış Açısı: “Kanun Hükmü, Adaletin El Kitabıdır”

Kadınlar genellikle bir olayın ruhsal ve ilişkisel yönlerini daha çok göz önünde bulundururlar. Kanunlar da öyle. Onlar için kanun, sadece kelimelerden oluşan bir metin değil, duygusal ve toplumsal ilişkilerin dengeleyicisi olmalıdır. Bu bağlamda, “Kanun hükmü kimin?” sorusunu daha empatik bir açıdan ele alalım.

Kadınlar için kanun, toplumdaki adalet duygusunun temsilcisidir. Çünkü kanunlar, bir arada yaşamanın, toplumu oluşturan bireyler arasında dengeli ilişkiler kurmanın temelidir. Kadınlar, özellikle adaletin toplumsal yansımasıyla ilgilenirler. Bazen, kanunlar uygulanırken duygusal bir yönün göz ardı edilmesinden rahatsız olabilirler. “Kanun hükmü kimin?” sorusuna verilen cevap, bazen “Herkesin, ama adaletli bir şekilde” olmalıdır. Bu yüzden kadınlar, toplumun tüm bireyleri için adaletin sağlanmasını, eşit hakların verilmesini ve duygusal dengelerin korunmasını isterler.

Örneğin, boşanma davaları ve nafaka konusu gibi sosyal meseleler, kadınların kanunlara dair empatik yaklaşımlarını daha da pekiştirir. Çünkü bu tür durumlarda, kanunların sadece yasal bir prosedür olmaktan çok, aile içindeki ilişkiler ve bireylerin hayatları üzerinde uzun süreli etkiler bıraktığı unutulmamalıdır.

Kanun Hükmü Kimin? Herkesin ve Hiç Kimin!

Şimdi, bu soruya dair biraz daha mizahi bir yaklaşım sergileyelim: Kanun hükmü kimin? Cevap aslında çok basit: Herkesin! Ama aslında hiç kimsenin de. Ne kadar mı? Biraz daha açalım.

Kanun, herkesin uyması gereken bir şeydir, ancak genellikle “diğerleri” için geçerli olduğu düşünülür. Ama hepimizin farkında olduğu bir şey var: Kanun, bazen uygulandığı anda kaybolur. Özellikle trafikte, iş yerinde ya da sosyal medyada, kanunların bir nevi süs eşyasına dönüştüğü anlar vardır. Kimse bir kırmızı ışıkta beklerken “Bu gerçekten kanun, buna uymalıyım” diye düşünmez. Çünkü “herkes geçiyor, neden ben bekleyeyim ki?”

Bir diğer örnek de sosyal medya üzerinden gelir: Yasalara ve kurallara dayalı bir dil kullanmak yerine, herkes biraz daha "bireysel özgürlük" der ve kanunların sınırlarını zorlar. Sonra ne olur? Hep birlikte "Kanun hükmü kimin?" diye güleriz.

Sonuç: Kanun Hükmü... Herkesin Mi, Yoksa Hiç Kimsenin Mi?

Sonuç olarak, kanun hükmü kimin sorusu her zaman kafa karıştırıcı olmuştur. Bazen bu soru, adaletin ve hukukun gerekliliğini anlatırken, bazen de sadece küçük bir şaka gibi çıkabilir. Kanun, kimin için olduğunu tam olarak bilmediğimiz, ama aslında herkesin uyması gereken bir şeydir. Yalnızca bazen, onun uygulandığı durumlar daha komik ve trajik olabiliyor.

Şimdi sizlere soruyorum: Kanun hükmü kimin? Sizin yaşadığınız en komik “kanun” anınız nedir? Yorumlarınızı ve mizahi bakış açılarınızı paylaşın, birlikte gülelim!
 
Üst